Öncelikle “Ders 1” başlıklı bir yazım olmadığını belirterek, hafızalarınızı zorlamamanız gerektiğini vurgulamak isterim. Vurguladım da.
Daha önceden “iPod Touch Kazanmak” adlı gerçek bir hikaye yazmıştım, bilen bilir uzun ve gereksiz bir gece yarısı hikayesiydi. Ders 1 olarak onu kabul edebilirsiniz. Bir çok tebrik maili geldi (yaklaşık 2 kadar), elimden geldiğince de yanıtlamaya çalıştım. Yok efendim sen ne güzel yazıyorsun da, öyleymiş de böyleymiş… Ama ben şımarmadım tabi. Neyse, velhasıl, varacağım nokta şudur ki; ben yine bir şeyler kazandım ve sizlerle paylaşmak istedim. Şans kapıyı kırdı efendim, bildiğiniz “paramparça etmek”. Gözüm döndü hediyelerden diyim size.

Şekil A
Bu yazımda mümkün olduğunca minimal böbürlenmeyle; son bir ay içerisinde neler kazanmışım, nasıl kazanmışım, kaç kilo almışım gibi konulara, Pepsi’yi aldatıyorken (Şekil A) yoğunlaşacağım. Sıkılmazsınız umarım. Blogumu sıklıkla takip edenler (sağolsunlar) görmüşlerdir, TYTZ’nin kampanyasından sizleri de haberdar etmiştim. Kampanyayı kısaca hatırlayalatalım.
“Doritos TYTZ‘nin düzenlediği kampanya kapsamında, her saat başı Doritos paketlerindeki kodu gönderen ilk talihliye Nokia 5310, ikinci ve üçüncüye ise en temizinden birer iPod Suffle vaadediyor(du).”
Tabi size duyurup da kendim katılmazsam ayıp olurdu. Ben de katıldım. Biraz geç de olsa (10 gün kadar) başladım kod göndermeye. Bloguma ilgili yazıyı girdikten sonraki gün denemelere başladım. Son güne kadar Doritos yedikçe kod gönderdim. Pek ümitli olmasam da kodlar boşa gitmesin, değil mi ama? Kampanya bittikten sonra (27 Temmuz), elimde üç tane gönderilmemiş Doritos kodu kaldı. Mundar oldu kodlar.
Neyse sağlık olsun dedik, telefon ve iPod kazanamadan kampanyayı kapattık. TYTZ sona doğru yaklaşırken, Pepsi’nin Digiturk Eko Spor Paketi kampanyasına ağırlık vermiştim. iPod kazanayım diye içtiğim Pepsileri bilmeyen kalmadı. Tabi paralel olarak bağımlı olmuştum. Sürekli Pepsi içtiğimden, Digiturk kazanmak için ekstra bir harcama yapmak zorunda değildim. 1 koli kutu Pepsi aldım. Lafı uzatmayacağım. 20 tane kadar kod göndermiştim ve neticede “Kurulum, çanak, cihaz vs. ücretsiz” diye mesaj geldi. 1 yıl artı 1 aylık Digiturk EkoSpor paketi kazanmıştım. Tamam dedim, yine turnayı gözünden vurduk…
EkoSpor, Digiturk’ün küçümsenemeyecek bir paketi. Ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz. “Yıllığı 633 YTL 705 YTL (zamlanmış)” diyor Digi bize. Baktım, Fashion TV de varmış. Kısa günün kârı diyip işime geçtim. M nokta Serdar Kuzuloğlu’nun arkaplan Fashion Showlarını görüp ağzımız sulanacağına… Teknosohbet‘i bırakıyorum, FashionTV izleyeceğim birader.
Herşey monoton devam ediyorken, dün sabah bir telefon geliyor ve telefondaki kadife sesli hatun “Merhaba, 22 Mayıs’ta Doritos’tan Nokia 5310 cep telefonu kazanmışsınız ve size ulaşılamamış. Telefonu gönderebilmemiz için şu numaraya şu şu bilgileri faxlamanız gerekmekte.” diyince ben bir durakladım. Bilgisayar başındaydım. Hafif geri çekildim. Monitörü süzdüm. Sağ elimi çeneme götürdüm ve yaptığımın anlamsız olduğunu farkedince telefondaki hatuna teşekkür ederek yüzüne kapattım. (Hayır tabii ki.)
Konuyla ilgisiz ama, bir de tüm operatör kızlarını yukarıdaki gibi hayal etme durumu vardır ya… Neyse bu konuya girmiyorum.
Bu da demek oluyor ki 22 Mayıs itibariyle tüm gönderdiğim Doritos kodları hava, cıvaymış. Yani tekrar kazanmış olsam dahi kontör/dakika ile avunmuşum. (Aynı hat ile iki kez hediye kazanılamıyor.) Bilseydim başka bir hat ile denerdim sonrakileri. Yani kampanyaya katıldığım ilk gün hediye kazanmıştım. Böyle de enteresan bir mevzu.
Nokia 5310 Xpress Music’in görünümü bu:
Şu an kullanmakta olduğum telefon Nokia N70 ve iPod Touch ile N70′i birlikte taşımak bazen hamallık gibi geliyor. Böylelikle 5310 imdadıma yetişmiş oldu. iPod Touch ve 5310′un toplam kalınlığı N70′den daha düşük. Yani her ikisini de aynı cepte taşırsam iPhone’um var diye hava atabilirim. Telefonun özelliklerine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Bunun yanısıra, pek önemsemediğim ama yine de ”Çam sakızı, çoban armağanı.” bir hediye daha kazandım.
Nedir o? Şudur; “Panik Düğmesi” Nasıl yani? Şöyle;
Yine FritoLay’in bir ürünü olan “Ofis 3-5″ temalı Ofis Olimpiyatları‘ndan kazandığım bu panik düğmesinin ne işe yaradığı konusunda pek bir tecrübem olmasa da (henüz ürün bana ulaşmadı) biraz araştırma sonucunda aşağıdaki bilgilere ulaştım.
“USB arayuzu ile calisan panik dugmesi, uzerine basilinca geri sayiyor ve tanimlanan 3 farkli durumundan (bomba, dikkatli calisan ve patron ekran koruyucudan) birini devreye sokuyor.”
Eh, garip bir oyuncak. Varsın o da masamda olsun.
Asıl can alıcı nokta: Bütün bu hengamede tam 8 kilo aldım. Olmam gereken kilodan 8 kilo fazlasını taşıyorum. Obez bir “cips, kola yığını“na dönüştüm. Boydan kurtarıyor olsam da bu kilolar beni rahatsız ediyor. Pantolonumun, - yulaflı bisküvi reklamındaki balık etli abla misali - iki ucunu bir araya getiremez oldum.
Bana, Kevin Rose diyeti kadar dahi uğraş gerektirmeyecek, panik düğmesine basınca devreye girebilecek bir diyet önerin. Özellikle bayan blog okuyucularından tavsiye bekliyorum. İşin ehli sizlersiniz.
Ve şans, bırak artık yakamı!
Saat: 3:10
Etiketler: digiturk, doritos, ekospor, hediye, kampanya, ofis 3-5, ofis olimpiyatları, pepsi, tytz, xpress music, yarışma.
Sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun? Fikirlerini, varsa eklemek istediklerini ve sorularını merakla bekliyoruz. Unutma, bu yazı senin için yazıldı. Görüşlerin bizim için çok değerli.











