Aug 14
Öncelikle “Ders 1” başlıklı bir yazım olmadığını belirterek, hafızalarınızı zorlamamanız gerektiğini vurgulamak isterim. Vurguladım da.
Daha önceden “iPod Touch Kazanmak” adlı gerçek bir hikaye yazmıştım, bilen bilir uzun ve gereksiz bir gece yarısı hikayesiydi. Ders 1 olarak onu kabul edebilirsiniz. Bir çok tebrik maili geldi (yaklaşık 2 kadar), elimden geldiğince de yanıtlamaya çalıştım. Yok efendim sen ne güzel yazıyorsun da, öyleymiş de böyleymiş… Ama ben şımarmadım tabi. Neyse, velhasıl, varacağım nokta şudur ki; ben yine bir şeyler kazandım ve sizlerle paylaşmak istedim. Şans kapıyı kırdı efendim, bildiğiniz “paramparça etmek”. Gözüm döndü hediyelerden diyim size.
devam »
Yazar:
Numan Arda Çebi
Jun 17

Dün ve bugünümü alan, yarınımı ve büyük ihtimalle öbür günümü de alacak olan olay. Yeni bir PC topluyorum.
Uzun zamandır PC toplamadığım için çok yabancılık çekiyorum yeni terimlere. Sağdan soldan yardım alıyorum, büyük bir araştırma içerisindeyim.
Yazar:
Numan Arda Çebi
Jun 16

Katı hali: Serttir ve siz ona çarpmışsınızdır bir kere. Kafanızda uçuşan kuşlarla, neye uğradığınızı ve sizi nelerin beklediğini bilmezsiniz. Mantığı bir kenara bırakıp hayal kurmak, deli gibi istemektir. Yaşanması güç olan halidir. Bir de platonikse, bile bile lades demişsiniz zaten. İlk ise, belirtileri; tatlı bir kalp ağrısı, hafif uçma pozisyonu, nedensiz gülmeler… Moleküller arası bağı sıkı olan aşktır.
devam »
Yazar:
Zümrüt Doğan
Jun 12
Uzun zamandır eksikliğini hissettiğim ve başlangıcını sürekli ertelediğim kişisel web sitemi nihayet yayına sokabildim. Şu an domain zengini olduğum için hangi birine yetişeceğimi bilemediğimden bu zamana kaldı. Normalde geçtiğimiz yıl Temmuz ayında bu haberi size duyuruyor olmam gerekirdi.

İki gündür nefes dahi almadan üzerinde çalıştığım web sitemi, bugün akşam saatlerinde sonlandırdım.
Aslında planda olmamasına rağmen bir de çizgi karakterim olmuş oldu. Çöp adam timsali birşeyler çiziyordum, sonra “Neden beni temsil eden birşeyler olmasın?” diye sordum kendi kendime. Bir iki farklı karakter çizdim, son olarak da yukarıda görmüş olduğunuz arkadaşta karar kıldım.
devam »
Yazar:
Numan Arda Çebi
Jun 09
Bugün, Cuma günü başladığım kafa dinleme etkinliğini sonlandırmış bulunuyorum.
Tatile gidip de hasta olmak kadar salak bir olay daha yaşamadım daha önce. Hava değişiminden olsa gerek, deniz çarptı belki de. Gülsem mi, ağlasam mı?
Neyse sağ salim döndük, bir iki günde tatilin yorgunluğunu atarım herhalde. 
Yazar:
Numan Arda Çebi
Jun 06

Yorgunluk, stres, egzoz dumanı… Bunlardan uzak kalmak için alıyorum iPod’umu elime, kendime bir kaç günlük tatil izni veriyorum. Gideceğim yerde internet de yok. Doğal olarak ben de yok oluyorum.
devam »
Yazar:
Numan Arda Çebi
May 14
Başlığı okuduğunda “21. yy. öncesinde blog mu vardı?” diye sorduysan eğer, lütfen devam etme sevgili okurum. (Blöf yapıyor, okuyun siz.)
Bu yazı, nReklam’ın geçmişini, bugününü ve belki geleceğini kapsar. İzninizle başlayalım.
Nreklam.com alan adını Haziran 2007′de almıştım. Neden bu domain olduğu konusunda hiçbir fikrim yok. Önceleri reklamcılık ve tasarım üzerine birşeyler yazarım diyordum. Birkaç yazı denemesi, ardından “Uğraşamam.” içsesiyle boğuşmalar ve malubiyet. Ekim 2007 gibi, nreklam’ın bir forum olması gerektiği kanısına vardım. O sıralar sıklıkla takip ettiğim birkaç reklam ve tasarım forumundan cesaret buldum belki de. Nihayetinde forumu açtım ve beklemeye başladım. Baktım ki beklemekle olacak gibi değil, birkaç konu açtım google amca beni bulabilsin ümidiyle. Neyse biraz üyemiz oldu, yaklaşık 20-30 kadar, kimi eş dost, kimi onlardan duyanlar. Zaten neden boş bir foruma üye olasın ki? Ben olsam ben de esgeçerdim.
Aralık 2007′de - zaten sinek avlıyor olan - forumu kapattım ve tekrar blog açmaya karar verdim fakat bu sefer sadece reklam ve tasarım ile sınırlamayacaktım. Bir günlük gibi kullanmayı, hoşuma giden web sitelerini veya çalışmaları sergilemeyi, yeni projeler hakkında yazılar yazmayı düşünüyordum. Öyle de yaptım. 5 ay gibi uzun bir sürede pek fazla yazı yazdığım söylenemez.
devam »
Yazar:
Numan Arda Çebi
Apr 27
Yine her zamanki gibi sıradan bir gündü. Kahramanımız sabahın körü diye tabir edilebilecek bir saatte (sizin için öğlen) kalkmış, yüzünü bile yıkamadan bilgisayar başına geçmişti. Her sabah olduğu gibi önce mailini kontrol etmiş sonra facebook’u “Acaba mesaj gelmiş mi, bugün ekleyen var mı?” sorularına yanıt bulmak için kurcalamış, ardından pek yazışacak kıvamda olmasa da MSN’i açıp, durumunu meşgule alarak aşağı (sistem tepsisine) atmıştı.
Kahvaltı hazırdı ve “Beni ye!” çığlıkları kilometrelerce uzaktan duyulabilecek kadar gür ve yankılıydı. Evet yiyecekler konuşabiliyordu. (Yok artık.)
***
… Eskiden sıkça takip ettiği, sonradan terkettiği foruma bir vesileyle giren kahramanımızın gördüğü başlık ilgisini çekmişti. Başlığın, şimdiye kadar “Beni mi bulacak?” endişesiyle katılmadığı kampanyalardan birine ait olduğunu ve iki buçuk aydır devam eden bu yarışmada, sadece o forumdan onlarca kişinin kazandığını görmüştü. Bu, kahramanımıza minimal derecede de olsa ümit vermişti. (Bu yarışmadan ilk hafta haberdar olup, tarafına bile bakmadığını hatırlatalım.)
devam »
Yazar:
Numan Arda Çebi
Apr 24
Gerçek, bana bir adım daha yaklaş. Gaflet, benden bir adım daha geri at. Aman uzak dur benden. Dessas, ne bu caka, bu fiyakalı hal? Yolcu yolunda gerek haydi yollan.
“Reklamları izlerken, film bitiminde cast akarken ya da çalışırken dinlediğiniz müziği veya ritmini ifade etmek için neden hep sese ihtiyaç var?”
Ben bu soruyu kendime çok sık soruyorum, çünkü gerçekten müziğin yazı ile ifadesine ihtiyaç duyuyorum.
Atıyorum, “Sagopa Kajmer - Dessas” şarkısını dinliyorsun, şarkının büyüsüne kapılıyorsun, belki verdiği mesaj hoşuna gidiyor, belki ritmi ruhunu okşuyor ve sözlerini MSN iletine yazıyorsun (muhtemelen nakaratını). MSN listendeki bir eleman iletini okuyor ve şarkıyı daha önce dinlememişse büyük olasılıkla tekrar, tekrar ve tekrar okuyor, bir süre anlamsızca iletine bakıyor. Ama ne ifade etmek istediğini anlamıyor. Biraz önce sana olan O’na da oluyor. Yukarıdaki nakaratı okuduktan sonra düşündüklerin şahsın zihninde canlanıyor… :S
Yazar:
Numan Arda Çebi
Son Yorumlar